Bağdat/Washington - ABD öncülüğündeki uluslararası koalisyon güçleri, 2014 yılında Irak ve Şam İslam Devleti'nin (IŞİD) geniş toprakları ele geçirmesinin ardından başlatılan askeri görevini 30 Eylül tarihinde resmen sona erdirecek. Bağdat ve Washington arasında 2024 yılında varılan kademeli azaltma anlaşması çerçevesinde kalan yabancı askerlerin çekilmesi, neredeyse on yıl süren bu mücadelenin mevcut biçiminde kapanışını işaret ediyor.
📌 Gelişmede Öne Çıkan Başlıklar
- ABD öncülüğündeki koalisyon güçleri 30 Eylül'e kadar Irak'tan çekilecek.
- Çekilme, 2024 yılında Bağdat ve Washington arasında imzalanan kademeli azaltma anlaşması sonucu gerçekleşiyor.
- Irak yetkilileri 1 Ekim'i 'yeni bir gün' olarak nitelendiriyor, yerli güçlerin yeterli olduğunu savunuyor.
- Çekilen askerlerin önemli bir kısmı ülkeye dönmez, Ürdün ve Ortadoğu'daki diğer üslere yeniden konuşlandırılacak.
Anlaşma Detayları ve Resmi Açıklamalar
ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü geçtiğimiz günlerde Washington'ın, Irak hükümeti ile üzerinde uzlaşı sağlanan çekilme takvimine bağlı kaldığını ve sürecin 30 Eylül'e kadar tamamlanacağını tekrar etmişti. İraklı yetkililer de bu tarihi, koalisyonun askeri misyonunun sona erdirilmesi ve güçlerinin ülkeyden tamamen çekilmesinin tamamlanması için "kesin ve nihai tarih" olarak tanımladı. Yetkililer, 1 Ekim'in ülke gidişatında "yeni bir gün" anlamına geleceğini vurgularken, Irak güvenlik güçlerinin ve Peşmerge birliklerinin, yabancı muharip birliklere ihtiyaç duymadan güvenliği sağlamaya ve IŞİD'e karşı mücadeleyi sürdürmeye yeterli kapasitede olduğunu belirttiler. Bu gelişme, 2003 işgalinin ardından 2011'de gerçekleşen ve ardından IŞİD'in yükselişiyle 2014'te tekrar başlayan ABD askeri varlığının ikinci büyük çekilmesini temsil ediyor.
Stratejik Yeniden Konuşlandırma
Resmi açıklamalardaki "görev sonu" terminolojisine rağmen, çeşitli basın kuruluşlarının aktardığı bilgilere göre çekilme, ABD'nin bölgedeki askeri ayak izinin tamamen silinmesi anlamına gelmiyor. Haberlere göre ayrılan birliklerden "yüzlerce asker" ABD'ye geri dönmek yerine, Ürdün ve Ortadoğu genelindeki diğer stratejik noktalara yeniden konuşlandırılacak. Bu durum, çekilmenin bir "görev sonu"ndan ziyade, bölgedeki değişen güvenlik dinamikleri ve stratejik öncelikler doğrultusunda bir "yeniden konuşlandırma" operasyonu olduğunu gösteriyor.