Almanya'nın başkenti Berlin'de 20 Eylül'de gerçekleştirilen eyalet meclisi seçimlerini birinci sırada tamamlayan Sol Parti (Die Linke)'nin başbakan adayı Elif Eralp, beklenenden daha geniş bir destekle karşılaşıldığını belirterek, oy veren göçmen kökenli vatandaşlara teşekkür etti. Eralp, ilk reaksiyonunu "çok büyük bir sevinç" olarak tanımlayıp, "Berlinliler bana güvendiklerini gösterdiler" ifadelerini kullandı.

📌 Haberin Özeti

  • Berlin eyalet meclisi seçimlerinde Sol Parti (Die Linke) birinci parti konumuna yükseldi.
  • Başbakan adayı Elif Eralp, zaferin arkasındaki gücün göçmen kökenli seçmenlerden geldiğini vurguladı.
  • Eralp, kira fiyatları ve yaşam maliyetlerinin artışını en acil çözülecek sorunlar olarak belirledi.
  • Kamu kurumlarında başörtüsü yasağının kalkması ve ırkçılıkla mücadele seçim vaatleri arasında yer aldı.

Temsiliyet ve ayrımcılıkla mücadele odaklandı

Eralp, partisine yönelik antisemitizm suçlamalarını ve siyasi baskıları reddederek, tüm toplumsal kesimleri kapsayan bir siyaset izleyeceğini vurguladı. Özellikle Filistinli ve Müslüman toplulukların mevcut politikada yeterince temsil edilmediğini savunan Eralp, "Siyasetin görevi toplumdaki farklı kesimleri görmek ve temsil etmek" diyerek insan hakları temelli ortak bir politika hedefledi. Seçim sürecinde gündeme gelen ırkçılık ve ayrımcılık konularında mücadele edileceğini kaydeden Eralp, kamuda başörtüsü yasağının da kalkması gerektiğini tekrarladı.

Kira fiyatları ve yaşam maliyetleri öncelikli gündem maddesi

Kampanya sürecinde Berlinlilerin en çok kira fiyatları ve yaşam maliyetleri üzerinden şikayetçi olduğunu aktaran Eralp, vatandaşların çalışmasına ve vergi ödemesine rağmen geçim güçlüğü çektiğini dile getirdi. "İnsanlar Berlin'de yaşıyor, çalışıyor, vergilerini ödüyor ama artık iyi bir yaşam sürdüremiyorlar" diyen Eralp, kiraların düşürülmesi ve herkesin yaşanabilir bir hayat standardına kavuşturulması için çalışacaklarını belirtti. 1990'lı yıllardaki ırkçı saldırıların siyasi bakış açısını şekillendirdiğini anlatan Eralp, ailesinin ve Türkiye'deki yakınlarının desteğinin de bu süreçte belirleyici olduğunu ifade etti.