Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkanlar:

BM 81. Genel Kurulu tüm insanlık için hayırlara vesile olsun.

Öncelikle bir üzüntümü ifade etmek isterim. Sayın Mahmud Abbas 2 yıldır bu salonda yer alamıyor. Filistinli kardeşlerimize yönelik bu haksızlık vicdanları yaralamaktadır. Abbas burada olamasa da biz özgür ve egemen Filistin'in sesi olacak, Filistin halkının bu mücadelesini bur kürsüden dünyaya duyurmaya devam edeceğiz. Bu vesileyle Filistin'i tanımamış tüm ülkeleri bu kararlarını tekrar gözden geçirmeye davet ediyorum.

Geçtiğimiz 12 ay 60'a aşkın çatışma ile son 10 yılın en kanlı dönemi olarak kayda geçti. Yüzbinlercesi doğduğu, büyüdüğü toprakları terk etmek zorunda kaldı. Sadece Gazze'de 74 bin kardeşimiz İsrail devlet terörünün kurbanı oldu.

Gazze'deki hastanelerde yakıt sıkıntısı nedeniyle jeneratörlerin yüzde 70'inden fazlası hizmet veremiyor. Gazze sadece dünyanın en büyük çocuk kabristanı değildir, aynı zamanda dünyada en yüksek ampute oranına sahip bölgedir.

Ateşkes sonrasında katledilenlerin sayısı bin 500'ü aşmıştır. Barı Şeria'da ise yerleşimci terörünün en ağırı yaşanıyor. Müslümanların kutsal yerleri girişi yasaklanıyor.

Karşımızda öldürmeye doyamayan soykırımcı bir zihniyet var. BM teşkilatı görevini icra edemez hale getirilmiştir, teşkilat kan kaybetmeye devam etmektedir. Umudu Birleşmiş Milletler olan hayal kırıklığı içinde. Uluslararası sisteme duyulan güvenin yeninden tesisine odaklanan Genel Kurul temasını isabetli buluyorum. Eğer BM'ye olan güven gerçekten artırılmak isteniyorsa yapılması gerekenler bellidir. BM'ye güven artması isteniyorsa Gazze'de çocuklar güvende olmalı.

190'dan fazla ülkenin iradesinin 5 ülkenin keyfine bağlı olduğu yapı ne adildir ne de güveni tam anlamıyla tesis edebilir. Güvenlik Konseyi 'Dünya 5'ten büyüktür ilkesine' göre mutlaka reforma edilmelidir. 5 ülkeye dayalı yapı güven sağlamaz. Güvensizlik üzerine bina edilen bir siyaset anlayışının kazananı olmadığını tarih biz acı bir şekilde gösterdi. Dünyada derinleşen gelir adaletsizliğine karşı yeni bir paradigmayı beraber inşa etmeliyiz.

Çatışma ve savaş ortamının sona erdirilmesi ile ilgili aktörlerle görüşmelerimiz sürüyor. Herkesi İsrail'e daha fazla baskı kurmaya davet ediyorum. 1967'de sınırlarında başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız Filistin devletinin olacağı o güzel günleri göreceğiz.

14 yıllık zulmün ardından Suriye yeni yola girdi. Suriye her türlü tahrike rağmen güvenli ülke olmaya devam ediyor.

Karadeniz'de ticari gemilere yönelik son saldırılar kim tarafından yapılırsa yapılsın kabul edilemez.

Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsü tescil edilmeli, maruz bırakıldığı gayriinsani izolasyon artık son bulmalıdır. Dünyayı KKTC'yi tanımaya davet ediyorum.

Türkiye gelişen savunma sanayisiyle, şoklara dirençli ekonomisiyle, çatışmaların ortasında adeta bir istikrar adası olmayı sürdürmektedir. Ülkemiz Avrupa'nın ayrılmaz parçası olarak kıtanın refah ve güvenliğinin temininde önemli görev üstlenmekte. Türkiye'nin güvenlik mimarisinin dışında bırakıldığı bir Avrupa'nın daha güçlü, daha güvenli olması açık söylüyorum mümkün değildir.

📌 Haberin Özeti

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan BM Genel Kurulu’nda konuşuyor
  • Yetkili mercilerin konuya ilişkin değerlendirmeleri yakından izleniyor.
  • Gelişmenin sektörel ve kamuoyu yansımaları takip ediliyor.