Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump ile kurulan doğrudan iletişimin Türkiye-ABD ilişkilerini ileri taşımada önemli bir imkan oluşturduğunu belirtti. Erdoğan, Trump ile son görüşmede İran meselesinden bölgesel güvenliğe, Gazze'den ikili işbirliğine kadar geniş bir gündemin doğrudan ele alındığını kaydetti. Liderler arası açık iletişimin, olası görüş farklılıklarının yönetilmesini ve ortak çözüm yollarının üretilmesini kolaylaştırdığını vurgulayan Cumhurbaşkanı, iki ülke arasında savunma sanayii, ticaret ve bölgesel güvenlik başta olmak üzere ciddi bir işbirliği pratiği ve bunu geliştirme potansiyeli bulunduğunu ifade etti.
📌 Bilinmesi Gerekenler
- Erdoğan, Trump ile 'doğrudan ve açık' konuşabildiğini belirterek bu ilişkinin bölgesel gelişmeler için imkan yarattığını vurguladı.
- İran konusunda ABD'ye bağlılık yerine Türkiye'nin egemen karar mekanizması ve komşu ilişkilerinin dengeli yönetileceğini ifade etti.
- İsrail'in Türkiye'yi 'sıradaki tehdit' olarak görme iddialarını iç siyasetle bağlantılı yanlış bir söylem olarak nitelendirdi.
- Türkiye-ABD ilişkilerinin üçüncü bir ülke (İsrail) üzerinden değil, doğrudan Washington ile yönetildiğini netleştirdi.
İran politikasında "egemen karar" vurgusu
ABD'nin İran'ın ticaret ortaklarına yönelik yaptırım tehditlerinin Türkiye-ABD ilişkilerini etkileyip etkilemeyeceği sorusuna yanıt veren Erdoğan, Türkiye'nin egemen bir devlet olarak komşularıyla ilişkilerini, müttefiklik yükümlülüklerini, bölgesel sorumluluklarını ve milli menfaatlerini gözeterek hareket edeceğini netleştirdi. Trump ile İran konusunda samimi bir diyalog sürdüğünü belirten Erdoğan, olası gelişmelerin de zamanında açıkça konuşulacağını aktardı. Ancak ilişkilerin muhtemel senaryolar üzerinden değil, güçlü temeller üzerinden kurgulanması gerektiğini vurguladı.
İsrail ile gerilimde "üçüncü ülke" reddi
İsrailli yetkililerin Türkiye'yi İran'dan sonra 'sıradaki tehdit' olarak nitelendirmesi ve İsrail'in ABD üzerindeki etkisi konusunda endişe olup olmadığı sorusuna Erdoğan, "Türkiye-Amerika ilişkilerini üçüncü bir ülke üzerinden tarif etmiyorum" yanıtını verdi. Washington'daki muhatabın ABD yönetimi olduğunu, Trump ile konuşulması gereken konuların doğrudan onunla görüştüğünü belirtti. İsrail yönetimiyle ciddi görüş ayrılıklarının olduğunu kabul eden Erdoğan, son dönemde Türkiye'yi yeni bir tehdit kaynağı olarak sunmaya yönelik söylemin İsrail'in iç siyasi süreç ve seçim atmosferiyle bağlantılı olduğunu değerlendirdiğini ifade etti. Bu dilin bölgesel barışa katkı sağlamayan sorumsuz bir yaklaşım olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı, Türkiye'nin İsrail halkıyla değil, uluslararası hukuka aykırı politikalarla ve istikrarsızlığı derinleştiren adımlarla itirazı olduğunu tekrarladı. Suriye'ye yönelik saldırılar ve Yunanistan ile yapılan savunma anlaşması gibi konuların gerilimi artırdığını kaydeden Erdoğan, bu sürecin askeri çatışmaya dönüşme ihtimali ve NATO boyutları üzerine somut bir öngörüde bulunmaktan ziyade, sorumlu bir tutum sergileme vurgusu yaparak değerlendirmesini tamamladı.