Stand-up sanatçısı Deniz Göktaş, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sosyal medya platformlarında yayınladığı videolar nedeniyle başlatılan soruşturma kapsamında bugün ilk kez hakim karşısına çıkıyor. İstanbul 14’üncü Asliye Ceza Mahkemesi’nce görülen davada, salon kapasitesinin yetersizliği nedeniyle duruşma İstanbul 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nin salonunda gerçekleştirilecek.

📌 Haberin Özeti

  • Göktaş'a 12 yıla kadar hapis cezası isteniyor.
  • Duruşma salon kapasitesi nedeniyle 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yapılıyor.
  • Sanatçı tutuklandı, itirazla serbest kaldı, ardından 'suçu övme' suçundan tekrar tutuklandı.
  • Göktaş suçlamaları reddediyor, gösterisinin mizah kapsamında olduğunu savunuyor.

İddianame: Eleştiri sınırları aşıldı

İddianamede, Göktaş’ın YouTube’da yer alan videolarındaki söylemlerinin "eleştiri sınırlarını aşan ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın toplum nezdindeki şeref, onur ile saygınlığını rencide edecek boyutta" olduğu kaydedildi. Sanatçıya "Cumhurbaşkanına hakaret", "halkı kin ve düşmanlığa tahrik ve aşağılama" ile "suçu ve suçluyu övme" suçlarından 2 yıl 7 aydan 12 yıla kadar hapis cezası istendi. İddianamede, Göktaş’ın din bakımından farklı kesimleri birbirine karşı kin ve düşmanlığa tahrik edici söylemlerde bulunduğu, Kur’an-ı Kerim ile ilgili ifadelerinin ve denize kapalı kıyafetle giren kadınları hedef almasının toplumsal barışı zedeleyici, ayrıştırıcı ve kutuplaştırıcı mahiyet arz ettiği öne sürülüyor. Bu kapsamda 500’ü aşkın CİMER başvurusunun yapıldığı ve sözlerin kamu güvenliği için açık ve yakın bir tehlike oluşturduğu belirtiliyor.

Tutukluluk süreci ve savunma

Göktaş, "Cumhurbaşkanına Hakaret" ve "Kin ve Düşmanlığa Tahrik" suçlarından tutuklandıktan sonra itiraz sonucu serbest bırakılmış, ardından "Basın Yolu ile Suçu ve Suçluyu Övme" suçundan tekrar tutuklanmıştı. Emniyet ifadesinde suçlamaları kabul etmeyen Göktaş, gösterisini yaklaşık 3 yıldır Türkiye’nin birçok şehrinde sahnelediğini, 100 binin üzerinde seyircinin izlediğini ve bu bölüme ilişkin hiçbir şikayet gelmediğini ifade etti. Sanatçı, "Diktatör kelimesi siyasi bir nitelemedir, demokrat, otokrat gibi bir kelimedir sadece" diyerek sözlerinin mizah kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, Cumhurbaşkanını aşağılamak veya inançlıları kırmak gibi bir niyeti olmadığını savundu.