Gazze'de son üç yıldır yaşanan yıkım ve yerinden edilme süreci, 27 Ekim'de İsrail'de yapılacak erken seçimlerle yeni bir belirsizliğe giriyor. 2023 Ekim'de başlayan ve 70 binden fazla hayatın kaybedildiği çatışma, bölgedeki Filistinlilerin geleceğini doğrudan etkileyen bir siyasi sürecin başlangıcı oldu.
📌 Bilinmesi Gerekenler
- Gazze sakinleri İsrail seçimlerini kendi gelecekleri için kritik buluyor
- Netanyahu'nun uzak sağ hükümeti zorunlu göç politikasını sürdürmekte
- Önde gelen aday Gadi Eisenkot da önceki hükümette görev almış ve iki devlet çözümüne karşı
- Filistinlilerin çoğu her iki sonuçta da olumlu değişiklik beklemiyor
Seçimlerin Gazze'ye Doğrudan Etkisi
Gazze ve İşgal Altındaki Batı Şeria'daki Filistinliler oy kullanma hakkına sahip olmasalar da, seçim sonuçlarının kendi hayatlarını belirleyeceği inancıyla parti kampanyalarını yakından takip ediyor. Savaş sırasında yaklaşık 14 kez yerinden edilen 30 yaşındaki Maryam el-Dabala, yeni bir İsrail hükümetinin mevcut Başbakan Benjamin Netanyahu yönetiminin Gazze politikalarını sürdürüp sürdürmeyeceğini en büyük endişesi olarak belirtiyor. El-Dabala, Netanyahu'nun uzak sağ bakanlarıyla desteklenen bir hükümetin, Gazze halkının zorunlu olarak bölge dışına sürülmesi politikasını uygulayacağından korktuğunu ifade ediyor.
Adaylara Yönelik Şüpheler
Anketlerde önde gören Yashar Partisi Lideri Gadi Eisenkot'un bir zaferinin Filistinlilerin yaşam koşullarını iyileştireceğine inanan az. Eisenkot, İsrail'in Gazze'deki operasyonunun ilk sekiz ayı boyunca Netanyahu hükümetinde yer almış, Batı Şeria'daki yerleşimleri uluslararası hukuka aykırı olarak desteklemiş ve iki devlet çözümüne karşı çıkmış. Bu geçmiş, Gazze sakinleri arasında Eisenkot yönetiminin de temel politikaları değiştirmeyeceği kanaatini güçlendiriyor. El-Dabala gibi birçok Filistinli için, Ben-Gvir gibi uzak sağ figürlerin desteklediği bir Netanyahu hükümeti, en kötü senaryo olarak görülüyor.