Türkiye finansal piyasalarını sarsan yatırım fonu krizinin ardında, düzenleyici kurum olan Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) nun rolü ve müdahale zamanlaması ağır eleştirilerin konusu oldu. SPK, kriz sonrası yaptığı açıklamada 2025 yılının son mali çeyreğinde halka açık pay oranı düşük şirket hisselerinde, şirketlerin gerçek mali performanslarıyla açıklanamayacak nitelikte fiyat hareketlerine tanık olduğunu kaydetti. Ancak piyasa gözlemcileri ve akademisyenler, bu tespitin piyasayı koruyacak önleyici bir mekanizma yerine, olayı takip eden bir "saptama" niteliğinde kaldığını savunuyor.

📌 Haberin Özeti

  • SPK, 2025 yılı son çeyreğinde halka açık pay oranı düşük hisselerde gerçek performansla açıklanamayan fiyat hareketleri tespit ettiğini bildirdi.
  • Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 4 Kasım 2025'te manipülasyonun bilindiğini ve düzenleme eksikliklerinin giderileceğini açıkladı.
  • Eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül, manipülasyonun farkında olundığını ancak fonlara zarar gelmemesi adına erken müdahaleden kaçındıklarını itiraf etti.
  • Prof. Hayri Kozanoğlu, krizin ortaya çıkmasından hemen sonra kayyum ataması bile yapılabilecek düzeyde hızlı bir düzenleme beklentisi olduğunu belirtti.

Bakan Şimşek ve eski başkan Gönül: 'Biliyorduk, hareket etmedik'

Krizin boyutları belli olduğunda Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 4 Kasım 2025 tarihli açıklamasında "Bazı fonlar üzerinden manipülasyonların yapıldığını biliyoruz, manipülasyon alanında eksikler olduğunu biliyoruz" diyerek durumun idari irade tarafından dehşetle tanındığını ortaya koydu. Aynı gün Dünya Gazetesi'ne konuşan o dönem SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül ise çok daha çarpıcı bir itirafta bulundu. Gönül, manipülasyonların bir süredir farkında olduklarını ancak "fonlara zarar gelmesin diye bir şeyler yapmadıklarını" ifade ederek, koruma refleksinin piyasa disiplininden öne çıktığını kabul etti. Gönül, "Yatırımcının bir günahı yoktur, yönetenleri mecbur kılmamız lazım" diyerek yatırımcı koruma dengesinin zorluğunu vurgularken, 2024'te bireysel manipülasyona rekor cezalar verildikten sonra "kötü niyetlilerin" fonlar üzerinden yeni manipülasyon yolları aradığını da ekledi.

Akademik çevreler: 'Kayyum atanması bile gecikti'

Altınbaş Üniversitesi'nden Prof. Hayri Kozanoğlu, BBC Türkçe'ye yaptığı değerlendirmede bürokratik sürecin yavaşlığını işaret etti. Kozanoğlu, Şimşek'in açıklaması ardından "kısa sürede bir düzenleme yapılması beklenirdi" derken, hatta "daha düzenleme yapılmadan kayyum atanıp sonra düzenleme yapılabilirdi" yorumlarının da yer aldığını belirterek, SPK'nın araçlarını zamanında ve yeterli derecede kullanmadığı yönündeki eleştiriyi pekiştirdi. Kriz sürecinde tasfiye kararı alınıp yönetim kurulu başkanı tutuklanan Tera Portföy'ün TEFAS'teki TLY fonunun hızlı büyümesi de, sistemin erken uyarı mekanizmasının işlemediğinin somut bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.