Güney Afrika'nın ABD'ye yeni büyükelçisi Roelf Meyer, Washington'daki ilk görüşmesinde ABD Başkanı Donald Trump'ın Beyaz Afrikacılar üzerindeki soykırım iddiasını açıkça reddetti. Meyer, kendi Afrikacı kökenini vurgulayarak, bu tür iddiaların "hiçbir şekilde gerçekleşmedi" olduğunu söyledi ve kendisinin bu konuda konuşmak için gerekli legitimasyona sahip olduğunu belirtti.

📌 Bilinmesi Gerekenler

  • Roelf Meyer, Beyaz Afrikacılar üzerindeki soykırım iddiasının gerçek olmadığını belirtti.
  • Geçen yıl yaklaşık 13.000 mülteci ABD'ye kabul edildi, bunların hemen hemen hepsi Güney Afrikalıydı.
  • Trump yönetimi, bir yıl içinde ekstra 17.500 Beyaz Afrikacı mülteci kabul etmeyi planlıyor.
  • Beyaz Saray, mülteci programını insanî bir girişim olarak savunuyor; Güney Afrika hükümeti iddiaları reddediyor.

Meyer'in Açıklamaları ve Geçmişi

Meyer, 1990'lerde apartheid rejimini sona erdirmek için başlıca aracılardan biriydi. Nisan ayında Washington'a büyükelçi olarak atanması, ABD-Güney Afrika ilişkilerinin gerilemesi sonrası gerçekleşti. BBC'ye verdiği söyleşide, Güney Afrikadaki şiddet olaylarının gerçekleri yanlış yansıtıldığını ve bu bilgilerin neresinden kaynaklandığını net bir açıklama alamadığını ifade etti.

Mülteci Programı ve Tartışmalar

Geçen yıl Trump, Beyaz Afrikacılar için ABD'ye mülteci přijimi açtı ve bu çerçevede yaklaşık 13.000 kişi kabul edildi; bunlardan sadece üçü Güney Afrika dışındaydı. Texas'a göçmüş Lielie adlı bir kadın, çiftlikte yaşadığını ve güvenlik tedbirlerine rağmen korku hissettiğini anlattı. ABD'ye gelmesinin ardından yaşamının daha güvenli hale geldiğini ve çocuklarının dışarıda oynayabildiğini söyledi. Trump yönetimi, bir yıl içinde ekstra 17.500 Beyaz Afrikacı mülteci kabul etmeyi planlıyor ve bu kararı Kongres'e bildirdi. Beyaz Saray açıklamasında, programın insanî bir girişim olduğu ve Trump'ın bu konuda bir "umaniter kalb" sahip olduğu vurgulandı. Öte yandan, Freedom Front Plus partisi üyesi SJ Du Venage, Beyaz insanların sistemli olarak hedef alındığına dair bir iddiada bulundu ve bu durumun bir "politikalı güdüm" olduğunu söyledi. Güney Afrika hükümeti ve birçok medya organı, bu iddialara dayanak bulamadığını ve gerçekleri yansıtmadığını belirtti.