İllinois'taki Northwestern Üniversitesi Gıda Alerjisi ve Astım Araştırma Merkezi Direktörü Ruchi Gupta, alerjilerin hayatın herhangi bir döneminde, hatta yetişkinlikte aniden ortaya çıkabileceğini vurguladı. Gupta, "Her şey genetik değil; çoğu zaman bir şey bunu tetikliyor" diyerek, yeni alerji gelişimlerinin arkasında yatan mekanizmaları açıkladı.

📌 Haberin Özeti

  • Alerjiler genetik yatkınlıkla sınırlı kalmayıp, yaşam boyu çevresel tetikleyicilerle ortaya çıkabiliyor.
  • Covid-19 enfeksiyonu, alerjik rinit ve astım riskini önemli ölçüde artırıyor.
  • RSV ve rinovirüs gibi çocukluk çağı virüsleri de ileriki yaşlarda alerji gelişimine zemin hazırlıyor.
  • Bağışıklık sisteminin virüsle mücadele sırasında aşırı yüklenmesi, alerjenlere karşı yanlış tepki verimine yol açıyor.

Virüs enfeksiyonları bağışıklık sistemini 'kontrolden çıkarıyor'

Son yıllarda yapılan bir çalışma, Covid-19'a yakalanmanın alerjik rinit (saman nezlesi) ve astım geliştirme riskinde önemli bir artışla ilişkili olduğunu ortaya koydu. Çalışmanın ortak yazarlarından, İsveç'teki Karolinska Enstitüsü'nden dermatolog Philip Curman, enfeksiyon riskini artırırken aşılama riskini azalttığını belirtti. Curman'a göre Covid-19 sırasında bağışıklık sistemi kontrolden çıkıp enflamasyonu aşırı seviyelere taşıyabiliyor.

Benzer etkiler, yaygın çocukluk çağı hastalığı olan respiratuar sinsityal virüs (RSV) ve soğuk algınlığına neden olan rinovirüs için de önceki çalışmalarda tespit edilmişti. Bu virüslerin en azından çocuklarda benzer alerji tetikleme etkilerine yol açabildiği gözlemleniyor.

Bağışıklık sisteminde 'ikincil hasar' mekanizması

Gupta, bu hastalıkların ardından alerji gelişmesinin bazen bir tür "ikincil hasar" olduğunu ifade etti. "Bağışıklık sisteminiz bir virüsle savaşırken zaten aşırı yük altındayken vücudunuz içeri giren bir gıda maddesi veya çevresel alerjenle karşılaştığında 'Peki, bu da neyin nesi? En iyisi hepsinden kurtulalım' der" diyerek, aşırı yüklenmiş bağışıklık sisteminin masum alerjenleri tehdit olarak algılama sürecini anlattı. Uzmanlar, bu mekanizmanın anlaşılmasının tedavi ve önleme stratejileri geliştirilmesi açısından kritik olduğunu kaydediyor.