Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, geçmişte müzisyen Ahmet Kaya'nın yuhalandığı bir törenle ilgili "Ulan hepiniz oradaydınız be!" diyerek sessiz kalanların sorumluluğunu vurgulamıştı. Bu veciz söz, son haftalarda gündeme gelen portföy şirketleri dolandırıcılığı operasyonu için de hatırlatma niteliğinde geldi. Yüz binlerce yatırımcının zarar gördüğü, "Fonzi" şemesi benzetmesi yapılan bu skandalda, denetim kurumlarının rolü ve müdahale zamanlaması sorgulanıyor.
📌 Bilinmesi Gerekenler
- 17 Eylül'den itibaren 7 portföy şirketine ait 131 fon tasfiye edildi, 45 kişi tutuklandı ve 37 kişiye yurt dışı çıkış yasağı getirildi.
- 46 tüzel kişi, 18 fon ve 42 gerçek kişinin mal varlığı donduruldu; el konan varlıklar (özel jet, süper yat, lüks araç) 750 milyon TL'yi aştı.
- İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Borsa İstanbul'daki anormal hareketlilik nedeniyle SPK'ya ilk resmi uyarıyı 25 Şubat 2025'te yapmıştı.
- Pusula Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız ve ailesi ile ilgili işlem yasağı ve manipülasyon iddiaları soruşturma odak noktası oldu.
Rakamlar ve Yargısal Hareketler
17 Eylül 2025 tarihinden itibaren başlatılan operasyon kapsamında, Tera, Pusula ve Destek Portföy Yönetim şirketlerinin patronları da dahil olmak üzere 45 kişi tutuklandı. 37 kişiye yurt dışı çıkış yasağı getirilirken, 46 tüzel kişi, 18 fon ve 42 gerçek kişiye ait mal varlıkları donduruldu. Özel jetler, süper yatlar ve lüks otomobiller el konulan varlıklar arasında yer alıyor; hesaplarda bloke edilen tutar 750 milyon TL'yi aştı. Yedi portföy şirketine bağlı 131 fon tasfiye sürecine sokuldu.
Denetim Süreci ve Zaman Çizelgesi
Skandalın en tartışmalı boyutu, erken uyarıların işleme konulmaması oldu. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Borsa İstanbul'da tespit edilen olağanüstü hareketliliği gerekçe göstererek Sermaye Piyasası Kurulu'na (SPK) ilk yazıyı 25 Şubat 2025'te göndermişti. Bu yazıdan yaklaşık dokuz ay sonra, 4 Kasım 2025'te Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek "Bazı fonlarda manipülasyon yapıldığını biliyoruz" derken, o dönem SPK Başkanı Ömer Gönül de "Gerekirse lisans iptali ve tüm tedbirleri uygulamakta kararlıyız" ifadelerini kullanmıştı. Başsavcılık, 19 Ağustos 2025'te yazdığı ikinci gizli yazıda ise bazı hisselerde değerinin 100 katına varan artışların ve anormal fiyat hareketlerinin olduğunu, bu kapsamda Tera'nın işlem yaptığı Özata Denizcilik hisselerinin birinci sırada yer aldığını belirtmişti.
Soruşturma odak noktalarından biri de Pusula Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız oldu. Yarız'ın Can2 Termik (CANTE) ve Vakıf Finans (VAKFA) hisselerinde işlem yasağı aldığı, 2024'te babası Celal Yarız'ın Katılımevim Tasarruf Finansmanı (KTLEV) hisselerinde işlem yasağı alındığı ve Yarız'ın Katılımevim'in yanı sıra Birleşim Grup Enerji (BIGEN) ve Mopaş hisselerinde manipülasyon yapıldığı iddiaları, manipülasyonun sistematikliğini güçlendiren bulgular arasında değerlendiriliyor. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) ve SPK'nın bu süreçteki pasifliği, piyasa güvenliğini sağlamadaki etkinliklerini sorgulatan en büyük unsurlardan biri olarak öne çıkıyor.