Irak'ta 2014 yılından itibaren DAEŞ terör örgütüyle mücadele gerekçesiyle sürdürülen ABD öncülüğündeki uluslararası koalisyonun askeri misyonu, dün gerçekleştirilen çekilme ile resmen sona erdi. Irak Silahlı Kuvvetleri Komutanlığı Sözcüsü Yahya Resul, Katar merkezli El Cezire televizyonuna yaptığı açıklamada, koalisyon güçlerinin ülke genelindeki dokuz askeri üsten tamamen ayrıldığını onayladı. Bu gelişme, 2003'te Saddam Hüseyin yönetiminin devrilmesiyle başlayan ve 2011'de bir kez kesintiye uğrayan, 2014'te DAEŞ'in yükselişi üzerine yeniden başlayan ABD askeri varlığının mevcut biçimdeki 12 yıllık sürecinin kapanışını işaret ediyor.

📌 Bilinmesi Gerekenler

  • ABD askerleri Irak'taki 9 askeri üsten tamamen çekildi.
  • Eylül 2024'teki iki aşamalı geçiş planı uygulandı.
  • Ayrılan birliklerin çoğu ABD'ye değil, Ürdün ve bölgeye yeniden konuşlandırıldı.
  • İrak-ABD ilişkileri ikili güvenlik işbirliği boyutuna taşındı.

İki aşamalı geçiş planı hayata geçirildi

Çekilme süreci, Eylül 2024'te Bagdad ve Washington arasında imzalanan iki aşamalı bir anlaşma çerçevesinde yönetildi. Planın ilk aşamasında Irak'taki koalisyon askeri misyonunun tamamlanarak, ilişkilerin ikili güvenlik işbirliği boyutuna taşınması öngörülüyordu. İkinci aşamada ise Suriye'de devam eden DAEŞ karşıtı operasyonlara, Irak topraklarından sağlanan destek mekanizmasının sürdürülmesi hedefleniyordu. Irak Savunma Bakanı Sebah Muhammed el-Desi'nin önceki açıklamalarına göre, bu geçiş süreci Irak'ın egemenliği ve güvenlik ihtiyaçları dikkate alınarak planlanmıştı.

Birlikler bölgedeki diğer üslere yönlendiriliyor

Amerikan basınında yer alan bilgilere göre, Irak'tan ayrılan "yüzlerce" askerin ABD ana karasına dönmesi öngörülmüyor. Bu birliklerin önemli bir kısmı, stratejik yeniden konumlandırma kapsamında Ürdün ve Ortadoğu bölgesindeki diğer ABD üslerine sevk edilecek. Bu durum, Washington'un bölgedeki askeri ayak izini tamamen kaldırmak yerine, tehdit algısına ve operasyonel esnekliğe göre yeniden şekillendirdiğini gösteriyor. Irak Hükümeti, koalisyonun askeri misyonunun bitirilmesinin, iki ülke arasındaki stratejik ortaklığın sona ermediğini, bunun yerine yeni bir çerçeveye oturduğunu vurguluyor.